Anasayfa
Kurumsal
Baklava Zanaati
Gülloğlu baklavasının serüveni un, sadeyağ, fıstık ve ustanın el emeğinin birleşmesiyle başlar. Baklava yufkasının açılması unlu mamuller içerisinde en çok ustalık gerektiren bölümlerden biridir. Ortalama bir ustanın yetişmesi 6 yıllık bir süreç gerektirmektedir. Hamurun açılmasında unun cinsi, hava durumuna göre hamura katılacak su miktarı, nişasta kalitesi ve hamura yediriş şekli baklava yufkasının son haline gelmesinde başrol oynayan etkenlerden sadece birkaçıdır. Bunlarda yapılacak en ufak bir hata, yufkanın istenilen nitelikte olmamasına yol açar. Baklavada kullanılan en kaliteli un, Hz. İbrahim’in de çiftçilik yaptığı Urfa’nın Harran ovasının sert buğdayından elde edilir ve Gaziantep’de sadece bir değirmende üretilir.
Güllüoğlu baklavalarında Boz Antep Fıstıkiçi, Urfa Sadeyağı da özel olarak kullanılan ürünler arasında yer alır. Harran Ovası civarındaki sert buğdaydan yapılan un baklava için en ideal olanıdır.
Ağızdaki hışırtıyı sağlayan odur. Nişasta bu anlamda ikinci plandadır. Buğday nişastası iyi işlendi mi her taraftan alınabilir.
Nejat Güllü’nün Güllüoğlu baklavalarında Gaziantep’teki Karakoyunlu Değirmeni’nin ürettiği un alınır ve kullanılır.
Güllüoğlu’nda kullanılan ürünün kalitesi kadar yıllar içinde aile büyüklerinin baklava yapım tekniklerine getirdiği yenilikler de oldu. Baklavanın bugünkü halini almasında Güllüoğlu dedelerinin, amcalarının buluşlarının büyük etkisi vardır. Eskiden baklava yaparken hamur tek tek açılırdı. Güllüoğlu ailesinden Sait Güllü, pazıların arasına nişasta koyarak kat kat açmayı icat etti. Bu, baklavacılıkta devrim sayılabilecek bir buluştur. Böylece hamur daha da inceldi. Bu buluşun ardından yıllar sonra Nejat Güllü de hamur açma makinesini sektöre kazandırdı. Bu makineyle birlikte fitil yapma, yumak kesme, yassılama, pazı açma ve ilk hamuru büyütme tarihe karıştı. Güllüoğlu büyükleri bu tatlıyı geliştirip, onu Anadolu’nun fıstığı, unu ve yağıyla buluşturmuşlardır.
Devamı için tıklayınız...